Pandemi sürecinde çocukları anlamak – 1

Bu dönemde kaygılı hissetmek, bazen korkuyu hissetmek, bazı günler sıkışmış, yalnız hissediyor olmak oldukça normal bir durumdur. Aslında biraz dengeden bahsetmek gerekir. Denge; insanın düşünsel, duygusal, sosyal ve manevi alanlarda bir uyum elde edebilmesidir ki galiba bu alanları son dönemde dengede tutmakta hepimiz için oldukça zor. Bir şeyleri yoluna koymaktan konuşurken bile aslında dengeden bahsediyoruz. Bu dönemde de tamamen kaygısız olmak ya da aşırı kaygılı olmak dengeli mi? bizim için öğretici olabilir mi? Olamaz çünkü önlem almamızı, sevdiklerimizi ve kendimizi korumamızı engeller.

Abartılı panik halinde olmak da kendimizi korumak isterken bizi ruhsal problemlerin içerisine sürükleyebilir. İki uç noktanın da ne bize ne de çocuklarımıza yararı yoktur ama biraz kaygı ve biraz korku bizi tetikte tutarak sağlıklı önlemler almamızı sağlayabilir ve sevdiklerimizi de bu şekilde koruyabiliriz.

En önemlisi, var olan problemi kabul etmek çoğu zaman problemi çözmenin en hızlı yoludur. O yüzden önce yaşadığımız süreci ve onun getirdiği problemleri kabul etmemiz gerekir.

Burada çocuklardan bahsederken tabi ki de yetişkinlerden de bahsediyor olacağız. Ev içerisinde panik halde ne yapacağını bilemeyen, gergin bir şekilde hareket eden bir yandan işi bir yandan çocukları bir yandan evi idare etmeye çalışan anne babaların bu şekilde hareket ederken çocuklarının da kaygılı olması kaçınılmazdır.

Artık çocuklarda bizim gibi bu yeni yaşam biçimine alışmaya başladılar ve yeni yaşama uyum sağlamaya çalışırken bu anormal sürece bazı normal tepkiler de vermeye başladılar. Bunlar bizim daha önce davranış problemleri olarak bahsettiğimiz ama pandemiyle birlikte ortaya çıkan normal davranışlara dönüşmeye başladı. Bir anda okuldan ayrılmak zorunda kaldılar, arkadaşlarıyla koşturarak oynadıkları oyunları oynamayı bırakmak zorunda kaldılar, parka gitmeleri kısıtlandı, gezecekleri alanlar kısıtlandı, tam aile yaşamından çıkıp dış dünyayla yeni tanışmaya başlamışlardı ve ceza gibi onları geri evlere sokmak zorunda kaldık. Tüm gün bir ekran karşısında ders çalışmak zorundalar ve ders arasında tek yapabildikleri bir sonraki dersin görüntüsünü açmak.

Bu yüzden de ev içerisinde dengeler değişti. Çocuk önce ne olduğunu anlamaya çalıştı bir olumsuzluk var çünkü anne-baba daha önce hiç bahsetmedikleri bir şeyden konuşmaya başladılar. Tabi ebeveynler ister istemez kaygıyı çocuklara aktardı bir yandan da kısıtlamalar gelmişti ve çocuğun duyguları yavaş yavaş dışa vurmaya başladı.

Enerjisini atamadığı için çocuk iyice hareketlenmeye başladı, sürekli durdurulmaya çalışıldığı için öfkelenmeye başladı, bunu davranışa dökmeye başladı belki vurdu, bir şeyler kırdı, sürekli ağladı. Bunların hepsinin olduğu yerde uyku düzeni de olmaz. Çocuğun uyku düzeni de bozuldu bir de bu yoğun süreçte teknoloji kullanımının anne babalar tarafından kontrol edilmesi güç hale geldi. Çocuklarda genel olarak görülen ruhsal problemlerden bazıları;

· Sinirlilik

· Çiş/kaka kaçırma

· Sık ağlama

· Uyku sorunu

· İştah değişikliği

· Kabus görmek

· Kaygıda artış

· Bakım verene bağımlı hale gelmek

· İçe kapanma

· Huy değişiklikleri

· Yalnız kalamama

· takıntılar

Gibi bazı davranışlar ortaya çıkar.

Bir cevap yazın